HAKAN ŞÜKÜR

28/5/2008 · Kategori: sampiyon cimbom

Hakan Şükür GS TV'ye Konuştu

Galatasaray’ın ve Türk futbolunun yaşayan efsanesi Hakan Şükür, Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan “Aslanlar Konuşuyor” isimli programda Mustafa Muratoğlu ve Veli Yiğit’in sorularını yanıtladı. 4 bölüm halinde yayınlayacağımız bu röportaj dizisinin ilk bölümünde Hakan Şükür, Galatasaray’daki geleceğinden Milli Takım kadrosunda yer almamasına kadar merak edilen tüm konuları röportajımızın birinci bölümünde yanıtladı.

En çok merak edilen soruyu soralım. Hakan Şükür şimdi ne yapacak? Futbolu bırakacak mı? O, 9 numaralı efsane parçalı forma gollerini sıralamaya devam mı edecek? Yoksa bizim biraz da üzerinde görmeyi yadırgayacağımız başka bir formayla futbol hayatını sürdürecek mi Hakan Şükür?
O konuda şüphesiz şu anda oturmuş bir fikrim var. Ancak özellikle şampiyonluktan sonra geçen bu 15 günlük süreci yaşamak istedim. Galatasaray seyircisinin bu şampiyonluğun sevincini doyasıya yaşamasını istedim çünkü onlar bu şampiyonluğu gerçekten hak ettiler. Futbolcular da taraftarlar da büyük emek vererek bu şampiyonluğu kazandırdılar. Futbolcuların bu şampiyonluktaki emeklerini parayla pulla gerçekten ölçemeyiz. Nihayetinde benim kontratım bu sezon sonu bitti. Şu son 15 günde en azından yönetimin benimle ilgili kararını bilmek isterdim. Genelde medyadan duydum bazı şeyleri. Kalli’nin son açıklamalarından sonra da biraz farklı bir düşünce içerisine girdim. O açıklamalar açıkçası beni de biraz üzdü. Yöneticilerimiz her zaman bana, Hasan Şaş’a diğer tecrübeli isimlere karşı duyduğu sevgiyi dile getirdi.

Ben futbol oynamak isteyen birisiyim. Bundan 4 yıl önce çok büyük paraları tepip buraya geldim. Para benim için hiçbir zaman önemli olmadı bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Gitmek isteseydim 4 yıl önce giderdim. Daha çocuklarım okula başlamamıştı. Düzenimi kurabilirdim başka bir ülkede, ancak bunu kabul etmedim çünkü Galatasaray sevgisi benim için parayla ölçülemez.

Ben hep günlük planlarla hareket etmek zorunda kaldım; bu bağlamda Milli Takım için de İtalyan bir kondisyonerle çalışmaya başlamıştım. Formda bitirdiğim bir sezonda Euro 2008’de yer alacağımı tahmin ederek planlarımı yapmıştım. Kalli benim çok saygı duyduğum bir isim. Yaşadığımız kadro dışı kalma olayına rağmen benimle ilgili hem çalışma ahlakım hem de formayı hak ederek aldığımı belirtmesi beni gerçekten çok mutlu etti. Son açıklamasında da Kasım ayındaki gönderilecekler listesinde benim de ismimin yazılı olduğunu öğrenmem beni açıkçası kırdı biraz. Bunu biraz hissetmiştim aslında ve o dönem bunu hissetmeme rağmen bu şampiyonlukta pay sahibi olmam, benim bu kulübü ne kadar çok sevdiğimin bir göstergesidir.

Yurtiçinden ve yurtdışından. 37 yaşında olmama rağmen büyük rakamlar teklif ediliyor benim için. Dubai olsun Amerika Birleşik Devletleri olsun çok ciddi teklifler aldım. Ben parayı hiçbir zaman düşünmediğim için ailemi ön planda tutmak durumundayım. Özellikle kızım Zeynep şu anda belirli bir kültürün, belirli bir arkadaş grubunun içinde eğitimini sürdürüyor. Eğer o, okula başlamamış olsaydı karar verip gitmek daha kolay olurdu benim için. Çocuklarımın yabancı dil eğitimlerini alıp farklı kültürler de öğrenerek eğitim hayatlarını tamamlamasını istiyorum. Belki onlar için zor olacak böyle bir durum ancak olayı fazla da dramatize etmemek lazım. 1 Hazirana kadar Galatasaray’ın futbolcusuyum ve 1 Haziran’da boşta kalacağım. Tabi bu da benim için üzücü bir durum olacak.

Peki bunu Hakan Şükür’den ayrılık sinyali olarak algılayabilir miyiz?
Her şeye hazırlıklı olmamız lazım tabi ki. Adnan Polat benimle ilgili sorulan soruya “Hayat sürprizlerle dolu” diye cevap verdi. Şimdi ben de aynı şeyi söylüyorum, hayat gerçekten sürprizlerle dolu. Mantıklı hareket etmek ve düşünerek hareket etmek zorundayım. Elbette üzülebilirim bunun sonucunda. Artık benim sözleşmem bitti ve yönetimin vereceği karar önemli.

Fatih Terim’e kırgın mısın peki? Türk futbolunun tarihini değiştiren ikili olarak gösterebiliriz sizi. Hatta bir röportajında başarının sırrıyla ilgili olarak “Önce alın terim sonra Fatih Terim” demiştin. Ve Euro 2008 kadrosuna alınmadın. Formda girdiğin son haftaların ardından bu formayı bekliyordun. Neler düşünüyorsun Fatih Hoca’nın bu kararıyla ilgili olarak?
Açıkçası böyle bir kırgınlık olması mümkün değil. Futbol hayatımın başından sonuna kadar beraber çalıştığımız bir isme karşı böyle bir kırgınlığa girmem söz konusu olamaz. Bu benim karakterime aykırı bir durum. Orda olmayı çok istedim çok da iyi hazırlandığımı düşünüyorum Euro 2008 için ama olmadı; üzüldüm. Ama bu Fatih Terim’in bir takdiridir. Kadroya aldığı oyuncular da çok önemli oyuncular ve iyi de bir hazırlık dönemi geçiriyorlar. Kırgınlığım yok sadece gitmediğim için üzüldüm. Zaten buna üzülmeseydim Fatih Hoca üzülürdü. Nihayetinde ikimiz de birbirimizin kariyerinde etkili olduk bir şekilde. Bundan dolayı kırgınlığım asla olamaz.

Türk spor kamuoyunda ve medyasında Hakan Şükür hep tartışıldı.
Neden tartışılır Hakan Şükür?

Hakan Şükür elbette tartışılacak bir oyuncu. Çünkü futbol günlük performanslar dahilinde değerlendirilen bir spor ve her zaman herkes tartışmaya açıktır. Ancak bu tartışmaların içine hazımsızlıklar ve ideolojiler girince üzülüyorum. Atılan goller ve kırılan rekorları bir kenara koyacak olursak Hakan Şükür bir takım oyuncusu ve bu kadar rekoru da bir takım oyuncusu olarak kırdı Hakan Şükür. Beni en çok sevindiren madde de bu. Ben sadece gol atarak değil asist yaparak, arkadaşlarına duvar olarak, boş alan yaratarak Türk futbolunda çok da eğitimi verilmeyen noktalarda da başarılı olduğumu düşünüyorum. Oysa Türkiye’de her şey gol atmaktan ibaret gösteriliyor. Maalesef eğitici anlamda bunlar hiçbir zaman söylenmedi. Zaten medyanın görevi de bu unsurları ön plana çıkarmak olmalı. Eğer asist yapmazsanız, boş alan yaratamazsanız, takım arkadaşlarınıza yardım etmezseniz iyi bir takım oyuncusu olamazsınız. Hıncal Uluç’u, Ömer Üründül’ü ve Kemal Belgin’i bu konuda ayrı tutuyorum. Bu insanlar gerçekten benim bu özelliklerimi her zaman dile getirdiler. Eğitici yayınlar yaptılar ancak medyanın diğer kısmı, belki tuttukları takım Galatasaray olmadığı için, farklı ve çarpık yorumlar yaptılar. Bu durumlarda bütün bu başarıları yakalamamda takım arkadaşlarım, camiam, ailem, herkesin büyük payı var. Müthiş arkadaş gruplarıyla çok önemli insanlarla çalışma fırsatı yakaladım. Hani hep derler ya Hakan Şükür’ün takımda grubu var diye. Ben her zaman oynadığım takımlarda tek bir grubun üyesi olmayı başardım. Bunu şampiyon olduk diye söylemiyorum. Bazen bu arkadaş grupları sizi başarıya götürmez ancak her zaman çok kaliteli çok güzel arkadaşlıkların yaşandığı gruplarla çalıştım. Ve nihayetinde de yaşanan başarılar da bu kaliteli arkadaşlıkların neticesinde geldi.

20 yılı aşkın futbol yaşantında hiç pişmanlıkların oldu mu?
Hiç pişmanlığım olmadı. Ben biraz kaderci bir insanım. Her zaman kendi kararımı kendim verdim ve bu kararları verirken de beni zorlayan şartlar oldu. Yaşadığım en zor dönemlerde bile pişmanlık duymadım. Attığım her adımla ilgili olarak iyi ki yapmışım dedim hep. Bir çok değerli insan tanıdım, attığım her adımın ardından. Özel hayatımda keşkelerim oldu. Onları da bir ders olarak algıladım hep. Maddi anlamda çok kazık yedim, dolandırıldım. Biraz güvene dayalı ilişkilere önem veren bir yapım var. Bu da yanlış tabii ki. Bizim gibi isimleri madden ve manen kullanmak isteyen bir çok insan olabiliyor. Ama benim hayatım ortada. Kimseden gizli ya da saklı olarak yaptığım bir şey yok. Ama her zaman bir şeyler yazılıp çiziliyor. Bir odada kendime ait bir gazete çıkaracak halim yok. Ancak işte burada sizle yaptığımız röportaj gibi bunları anlatacağım. Sonra gazeteler bunu başka türlü yazacak. Böyle sürüp gidecek sanırım.

Hakan Şükür bu sene veya gelecek sene veya 2 sene sonra futbolu bırakınca ne yapmak istiyor? Futbolun içinde kalacak mı?
Futbolun içerisinde olmayı düşünüyorum. Teknik anlamda olabilir, menajerlik olabilir, belki federasyonda bir görev olabilir. Tabi bunu bilemezsiniz. Yorumcu olmam konusunda çok önemli teklifler aldım ancak yorumculuk bana çok zor ve uzak gözüküyor. Bizim ülkemizde insanların kafelerde aralarında konuştukları her şey haber olarak gündeme gelebiliyor. Bu insanların da kullanması için Hakan Şükür ismi çok uygun bir isim oluyor. Bu iddialara karşı çaresiz kalabiliyorsunuz çünkü cevap verecek bir yayın organınız olmuyor. Ben olabildiğimce performansımla bu suçlamalara cevap vermeye çalıştım. Her zaman takımın bir parçası olmak isteyen, arkadaşlarıyla beraber rakibe karşı mücadele etmeyi seven bir insan oldum. Son Fenerbahçe maçında da mesela oynamayı çok isterdim ama o kutlu doğum röportajı benim o maçta oynamamı etkiledi maalesef.

Galatasaray taraftarları senin için “kal bu sene, yaşanacak çok şey var bu sene” şarkısını söylüyorlar.
Kalacağız elbette, kalbim her zaman Galatasaray’da olacak. Ancak yaşanan son olaylar, gönderilecekler listesinde adımın bulunması beni çok üzdü. Kafamda taşıdığım bazı endişelerin gerçek olduğunu gösterdi bana. Ancak şunu söyleyebilirim, Kalli’ye sezon boyunca hiçbir zaman sırt çevirmediğim için kendimle gurur duydum. Ondan da bu samimiyeti görmek hoşuma gitti.

Sence Galatasaray nasıl bir teknik adamla anlaşmalı?
Galatasaray’ın iyi bir kadrosu var. Şampiyonluğu yakalayan çok önemli bir kadro. Gerekli takviyeyi de büyüklerimiz yapacaktır. Takip edebildiğimiz kadarıyla 4-5 isim var. Bence bu isimler arasında Laudrup benim en çok istediğim kişi. Hem futbolcuğunda hem de teknik adamlık kariyerinde çok sağlam duruşu olan bir isim. Maddi olarak çok kolay gözükmüyor ancak imkansız diye de bir şey yok.

Buradan son olarak Galatasaray taraftarına sesleniyorum. Bunca sene benim hakkımda bu kadar çok eleştiriyi okuyup bu kadar ağır şeyleri duymalarına rağmen beni sevmeleri gerçekten inanılmazdı. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da diğer arkadaşlarımıza da aynı şekilde destek olmaları lazım. Bu destekler uzun vadede bu genç arkadaşlarımıza çok şey kazandırır. Bunun da en güzel örneği benim. Onların sevgisi gerçekten beni ayakta tutan en büyük güçtü.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Linderoth çok mutlu

28/5/2008 · Kategori: sampiyon cimbom

Linderoth çok mutlu

Takımımızın İsveçli oyuncusu Linderoth’un dönüşü muhteşem oldu. Kasım ayından bu yana kalçasındaki sakatlık nedeniyle yeşil sahalardan uzak kalan Linderoth, Göteborg’daki Slovenya karşılaşmasında İsveç’in yıldızı oldu ve kazanılan maçta tek devre oynayıp takımının tek golünü attı.

İsveç ve Danimarka medyası, Linderoth’un neşeşi ve moralinin yüksek olduğunu belirterek, "Linderoth hak ettiği yerde oynadı ve uzun süren sakatlıktan sonra formda olduğunu ispatladı. Linderoth, Avrupa Şampiyonası’na hazır" ifadelerini kullandı.

Linderoth ise yeniden formuna kavuştuğu için sevinçli olduğunu belirterek, "Gol atmak çok güzel. Her maçta gol atılmıyor. Ben uzun süren sakatlığımdan ve geçirdiğim ameliyattan sonra eski gücümde olduğuma inanıyorum. Doğru yolda ilerlediğime eminim" dedi

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

TARİH BİR KERE YAZILDI...

17/5/2008 · Kategori: sampiyon cimbom

TARİH BİR KERE YAZILDI
Devleri bir bir dize getirdik. Arsenal'e Parken'i dar ettik, 11 Aslan ile tarihe geçtik...

Devleri bir bir dize getirdik Arsenal'e Parken'i dar ettik G.Sarayımız ile tarihe geçtik. 10 kişi kaldık ama yılmadık. Sakatlandık, asla yıkılmadık, Aslanımız ile destan yazdık. 17 Mayıs 2000... Tarihe yeni bir Türkiye bayramı olarak geçti. Görenler görmeyenlere, bugünü yaşayanlar çocuklarına, torunlarına anlatacak. Dev Taffarel'i... Mehmetçik Bülent'i... Cengaver Hakan'ı... O aslanları... Tarih unutmayacak efsaneleri, Türkiye yıllar geçse de gururla anacak.
 
Ne devleri yıktık birer birer... Sahada yıkamadılar, her yola başvurdular, başaramadılar. Hagi'ye haksız kırmızı kart gösterildi. Bülent sakatlandı, pes etmedi. Arsenal ne yaptıysa yıkamadı. Çünkü onlar kahramandı, hepsi birer altın adamdı. Ve altın adamlar, hakları olan kupaya bilek gücüyle ulaştı.
 
İŞTE UEFA KUPASI'NA UZANAN SERÜVEN
 
Aslan, UEFA Kupası'nda final yolunu pençeleriyle açtı...  Avrupa serüvenine Şampiyonlar Ligi ön eleme turu ile başlayan Galatasaray, UEFA Kupası finaline çıkana dek 16 maç oynadı. Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda üç maçta şansız bir şekilde yenilen Aslanlar, UEFA'da hiç kaybetmeden finalist oldu.

RAPID ÇEREZ GİBİ..

Dört sezon Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Galatasaray, 1999-2000 sezonunda beşinci kez devler arenasına ön eleme maçı ile girdi. 11 Ağustos'ta Avusturya'nın Rapid Wien takımı ile deplasmanda mücadele eden temsilcimiz, bu maçı 3-0 kazanıp 25 Ağustos'taki rövanşı da 1-0 alarak Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda mücadele etme hakkını çok rahat kazandı. Grupta Chelsea, Hertha Berlin ve Milan'la eşleşen Galatasarayımız ilk maçında Alman panzeri H.Berlin ile İstanbul'da 2-2 berabere kalarak umutlu bir başlangıç yaptı. Ardından gelen üç talihsiz maç, 2-1'lik Milan, 1-0 ve 5-0'lık Chelsea yenilgileri Galatasaray'ı çeyrek finalden uzaklaştırdı.

İTALYANLARI SEVİYORUZ

Ancak son randevuda Aslan'ın pes etmeye niyeti yoktu. Almanya'da oynanan Hertha Berlin maçından 4-1'lik galibiyetle ayrılan Galatasaray, İtalyan devi Milan'ı İstanbul'da 3-2'lik skorla devirdi ve üçüncü sırayı alarak Avrupa serüvenine UEFA Kupası ile devam etme hakkını kazandı. Bu arada Milan'ı da Avrupa dışına itti.
Sarı kırmızılılar UEFA Kupası üçüncü turunda yine bir İtalyan takımı, Bologna ile eşleşti. 23 Kasım'da deplasmanda oynanan ilk maçta 1-1 berabere kalan Cimbom, 9 Aralık'ta İstanbul'daki rövanşta rakibine şans tanımadı ve 2-1'lik galibiyetle 4.tura çıkan taraf oldu. 4. turdaki rakip, Alman Borussia Dortmund'du.

DORTMUNDU VE MALLORCA ZAFERİ

Galatasaray, Dortmund'un işini 2 Mart'taki ilk maçta 2-0'lık galibiyetle bitirdi, 9 Mart'taki rövanş 0-0 sona erince çeyrek finale merhaba dedi. Ve bir İspanyol, Real Mallorca, zorlu çeyrek final eşleşmesinin rakibi oldu. Altın yılını yaşayan İspanyol ekibi, G.Saray karşısında sahasındaki ilk maçta şoke oldu. 16 Mart'ta İspanya'da oynanan çeyrek final ilk maçında Real Mallorca'yı 4-1 yenen Galatasaray yarı finale el sallıyordu. Sarı kırmızılıların 23 Mart'ta Ali Sami Yen Stadı'nda da işi kolay oldu ve bu maçı da 2-1 kazanarak kupada son dört takım arasına, yarı finale kalan isim oldu.

LEDDS DE TUTUNAMADI

Yarı finalde Galatasaray, İngiltere'nin Leeds United takımı ile eşleşti. 6 Nisan'da İstanbul'da oynanan ilk maçın bir gece öncesinde holiganların çıkardığı olaylar nedeniyle gergin bir ortamda sahaya çıkan Galatasarayımız 2-0'lık galibiyetle, "Bu iş bitmiştir" mesajı verdi. Ve 20 Nisan'da Leeds'de rövanştaki 2-2'lik skor, Galatasaray'ın, "Sezonun UEFA Kupası finalisti" olduğunu ilan ediyordu...

VE TARİHİ GÜN!

Öyle bir başladık ki maça... Tribünde üstünlüğü ele geçiren taraftarlarımızın da desteği ile fırtına gibi... Hagi haksız bir kararla kırmızı kart gördü, yılmadık... Bülent sakatlandı, kolunu sardı, devam etti, yılmadık... Çünkü sahada 11 veya 10 kişi değildik... 70 milyon Galatasaraylıydık... Normal süre 0-0 bitmiş, umudumuz artarak devam etmişti... 95. dakikada Adams'la karşılıklı itişen Hagi'nin haksız bir kararla kırmızı kart görmesine yandık. Ama inanmıştık bir kere... Yılmadık. Ve her geçen dakika devleşen Taffarel'e şahit olduk. 104. dakikada Henry'nin, 108. dakikada Parlour'ın, 112. dakikada Kanu'nun şutlarındaki kurtarışlarıyla gurur duyduk. Ve penaltılar... Ergün attı... Suker, direğe çarptırdı. Hakan Şükür ağları havalandırdı. Parlour karşılık verdi. Ümit yine kaçırmadı... Vieira'nın şutu direği salladı. Ve Popescu son vuruşu yaptı:
 
GALATASARAY ŞAMPİYON..........
 
Yer yerinden oynadı! Sevinç gözyaşları sel oldu... Galatasarayımız milenyum diye anılan 2000 yılında yenilgisiz UEFA Kupası'nı alan tek takım olarak tarihe geçti. Bazıları tesadüf (!) dese de, biliyoruz ki onların müzesinde bırakın bu kupanın maketini, çeyrek yüzyıldır Türkiye Kupası bile yok!!!Alkışı hakeden bizmiyiz onlar mı?
 
Galatasaray'ın UEFA Kupası zaferiyle dünyada adeta yer yerinden oynadı. Dünyanın dört bir yanındaki Türkler maçı coşkuyla izledi. Avrupa ülkelerinde, ABD'de, Afrika'da, Asya'da ve Avustralya'da maç için dev ekranlar kuruldu.Kazakistan'da Türk şirketleri tarafından işletilen üç otelde sporseverler için özel programlar hazırlandı. Almanya'da, Fransa'da, Hollanda'da, Avusturya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde Türkler karşılaşmayı tezahüratlarla izledi.
 
ASLANLAR aldıkları bu Kupa'yla sadece Türkiye'de değil dünyanın dört bir yanında hayran kitlesi oluşturdu kendine. Afrika'nın en ücra köşesinde bile Galatasaray adı bilinir oldu. Hakan Şükür'lü, Emre'li, Hagi'li kadro ezbere söylenir oldu. Dünya ozanı olarak anılan İspanyol sanatçı Manu Chao, 2000 yılından sonra çoğu turnesinde Galatasaray forması ile konser verdi.
 
ŞAMPİYONLAR LİGİ 3. ÖN ELEME TURU
 
Rapid Wien-Galatasaray: 0-3
Goller: K.Hakan, Fatih, Hagi
Galatasaray-Rapid Wien: 1-0
Goller: Okan 
 
ŞAMPİYONLAR LİGİ (H) GRUBU:

 
Galatasaray-Hertha Berlin (Almanya): 2-2
Goller: B.Hakan, Hagi
Milan (İtalya)-Galatasaray: 2-1
Goller: Ümit Davala

Chelsea (İngiltere)-Galatasaray: 1-0
Galatasaray-Chelsea: 0-5
 
Hertha Berlin-Galatasaray: 1-4
Goller: Hakan Şükür (2), Tugay, Okan
Galatasaray-Milan: 3-2
Goller: Capone, Hakan Şükür, Ümit Davala(pen)
 
UEFA Kupası
 
3. TUR
23 Kasım 1999: Bologna-Galatasaray: 2-2
Goller: Hakan Şükür
9 Aralık 1999: Galatasaray-Bologna: 2-1
Goller: Hakan Şaş, Ümit

4. TUR:
2 Mart 2000: Borussia Dortmund-Galatasaray: 0-2
Goller: Hakan Şükür, Hagi
9 Mart 2000: Galatasaray-Borussia Dortmund: 0-0
Goller: -
 
ÇEYREK FİNAL:
16 Mart 2000: Real Mallorca-Galatasaray: 1-4
Goller: Arif, Emre, Hakan Şükür, Okan
23 Mart 2000: Galatasaray-Real Mallorca: 2-1
Goller: Capone, Hakan Şükür
 
YARI FİNAL:
6 Nisan 2000: Galatasaray-Leeds United: 2-0
Goller: Hakan Şükür, Capone
20 Nisan 2000: Leeds United-Galatasaray: 2-2
Goller: Hagi, Hakan Şükür
 
FİNAL:
17 Mayıs 2000: Galatasaray-Arsenal: 4-1 (penaltılarla)
STAT: Parken (Kopenhag)
HAKEMLER: Antonio Lopez Nieoto, Fernando Trecko Garcia, Victoriano Giraldes Carrasco (Ispanya)

GALATASARAY: Taffarel, Capone, Popescu, Bülent, Ergün, Okan- Hakan Ünsal(83), Suat-Ahmet(94), Ümit, Arif-Hasan Sas(94), Hakan Sükür, Hagi
ARSENAL: Seaman, Dixon, Keown, Adams, Silvinho, Parlour, Viera, Petit, Overmars-Suker(115), Bergkamp-Kanu(75), Henry

SARI KARTLAR: Okan, Bülent, Popescu, Capone, Hasan Sas (Galatasaray) Vierra, Keowon, Adams (Arsenal)
KIRMIZI KART: 93 Hagi

GOLLER: Ergün(P), Hakan Sükür(P), Ümit(P),Popescu(P),Parlour(P)

İŞTE EFSANE KADRO

Claudio Taffarel 
Mehmet Bölükbaşı 
Kerem İnan 
Vedat İnceefe 
Gica Popescu 
Alper Tezcan 
Emrah Eren 
Fatih Akyel
Hakan Ünsal 
Bülent Korkmaz 
Ergün Penbe
Suat Kaya 
Ümit Davala 
Gheorge Hagi 
Emre Belözoğlu 
Hasan Şaş 
Okan Buruk
Ahmet Yıldırım 
Hakan Şükür 
Burak Akdiş 
Arif Erdem 
Mehmet Yozgatlı 
Fatih Terim

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

AZİZ YILDIRIMIN MÜSTAKBEL EŞİ....

13/5/2008 · Kategori: sampiyon cimbom

FENERBAHÇELİDİR  KENDİSİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ATATÜRK CİMBOMLUYDU...

13/5/2008 · Kategori: sampiyon cimbom

CİMBOMUN  EN  BÜYÜĞÜ...

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki ::